Eren'den Mektup Var...

11 Şubat 2012 Cumartesi

Eren Çelik isimli arkadaşımız bir mesaj atmış ben de cevapladım. Sonra dedik ki yahu bu sorular sık sık geliyor paylaşsak? Sağolsun sorun çıkarmadı. Buyrun Eren'in sorularına ve cevaplarımıza:

"Selamlar Barkın abi daha önce sm üstüne konuşmuştuk senle görüşmeyeli umarım iyisindir. 


Benim şu aralar kafama acayip takılan iki soru var sana sormak istedim acelesi yok ne zaman fırsat bulup cevap atarsın beklerim problem değil şimdiden teşekkür ederim. 
Sm alamadık crossu vs. sattık 2011 model z750 aldık. Şimdi sezon geliyor masraflar başladı tabi. Üzerindeki lastikleri hiç beğenmiyorum ('DUNLOP') onu Metzeler M5 ile değiştireceğim. Sanırım sen de onaylıyorsundur bu lastiği. İşte egsoz aldık taktırcaz falan filan derken kafama acayip takılıyor bu power commander işi.. Ne olduğuna tam aklım ermedi ama daha az yakıt tüketimi ve daha iyi performans verdiği söylendi ama gel gelelim ki 350 euro civarı.. Değer mi alayım mı? Şuan zaten 30-35 kuruş yakıyor motosiklet o zaman iyice yakacak biliyorum çünkü bizim egsoz sisteminde kapakçık olayı varmış gaz vermeyi kesince egsoz içindeki kapakçık kapanıyormuş falan filan. 


 İkinci sorum ise çelik fren hortumu! Güzel abim kimisi a diyo kimisi b diyo kimisi hem a hem b diyo ben de ne yapacağımı bilemedim son çarem sen kaldın.. çelik fren hortumu taktırmayı düşünüyorum çok da mükemmel değil frenleri z750nin ama onun fiyatı da 150-175 euro civarı.. değer mi alayım mı ? ben öyle acayip virajlara yatan durmadan 250-260 giden biri değilim arkasını görmediğim daha önce çıkmadığım yolda gaza basmam yani biraz canım tatlıdır pek tehlikeye sokmam kendimi.. tabi geçtiğimiz temmuz 50yle giderken bi araba önümü kapatınca duramayıp düşmüştüm 600fle orası da ayrı :)) 


Müsait olduğunda cevaplarsan cok sevinirim abicim kendine çok iyi bak fuara gelmeyi düşünüyorum karşılaşırsak da çok mutlu olurum görüşmek üzere tekrar yazayım acelesi yok boş olduğun bi zaman cevaplarsın abicim haydi eyvallah..

Adım adım cevabımız:

"Sm alamadık crossu vs. sattık 2011 model z750 aldık. şimdi sezon geliyor masraflar başladı tabi."

Masraf bir motorlu araca biniyorsan hep olacaktır.

"Üzerindeki lastikleri hiç beğenmiyorum ''dunlop'' onu metzeler m5 ile değiştireceğim sanırım sen de onaylıyorsundur bu lastiği.”

Benim fazla Metzeler tecrübem yok. Olanlar da eski tip boktan hamurlularlaydı. Berbattı. M5 için heryerde methiyeler var. Çok bilmiyorum iyidir herhalde. Lastik en önemli parçası motorun. Ama Metzeler, Michelin, Pirelli muhakkak yenile.

“işte egsoz aldık taktıracağız falan filan derken kafama acayip takılıyor bu power commander işi.. ne olduğuna tam aklım ermedi ama daha az yakıt tüketimi ve daha iyi performans verdiği söylendi ama gel gelelim ki 350 euro civarı.. değer mi alayım mı ?” 

Benzinli bir motorun ideal yanma ölçüsü 14,7'ye 1 dir. Yani 1cc benzine için 14,7cc havadır. Ancak günümüz motorlarının çoğu Euro 3 veya Euro 4'e ses ve kirlilik kısıtlamalarına uyması için oldukça fakir (idealden daha az benzin ve daha çok havayla) çalışmaya ayarlıdır. Özellikle, gazı kapatınca, yakıt akışını neredeyse tam kesiyor. Sonra tekrar gazı açınca bazen makinada öksürme zor gaz yeme olabiliyor. Ya da alt devirler ve rölantiden devirlenme iyi çalışmasına rağmen orta devirlerde gazı kapayıp açınca hemen devirlenemeyebiliyor. Ez-cümle, genel olarak makinalar, bu kısıtlamalar sebebiyle tam potansiyelini kullandırtmamaktadırlar. İşte Power Commander, yakıt püskürtme ve ateşleme haritasını değiştirerek bu kaybedilen gücü-çekişi ve canlılığı geri getirir. Ancak, Power Commander takıldıktan sonra egzoz emisyon ölçüm sonuçları farklı çıkacaktır. Çünkü o fakir olan karışımı Power Commander normale (yukarıdaki orana) yaklaştıracaktır. Buradan da anlayacağın gibi daha az tüketim yalandır. Power Commander adından da anlaşılacağı gibi gücü kumanda eder ve daha fazla güç sağlar. Daha fazla güç içinde daha fazla yakıt lazımdır. Yoksa daha fazla gücü nereden üretecek, hava gazından mı? Az tükettirir diyen adam ya a) cahildir ya da b) yalancıdır.

Her iki durumda da o kişi veya kişilerden uzak durmanı öneririm. Bence Power commander taktırmakla ilgili sorun için kendi kendine cevaplaman gereken sorular şunlar:

1.Z750'nin şu anki performansı sana yetmiyor mu?
2.Daha fazla tüketime hazır mısın?

 “suan zaten 30-35 kuruş yakıyor motosiklet o zaman iyice yakacak biliyorum çünkü bizim egsoz sisteminde kapakçık olayı varmış gaz vermeyi kesince egsoz içindeki kapakçık kapanıyormuş falan filan..” 

O kapakçık da yukarıda bahsettiğim Euro3 emisyonları için lazım. Eğer egzoz emisyon derdin yoksa sök at. ikinci sorum ise çelik fren hortumu! güzel abim kimisi a diyo kimisi b diyo kimisi hem a hem b diyo ben de ne yapacağımı bilemedim son çarem sen kaldın.. çelik fren hortumu taktırmayı düşünüyorum çok da mükemmel değil frenleri z750nin ama onun fiyatı da 150-175 euro civarı.. değer mi alayım mı ? ben öyle acayip virajlara yatan durmadan 250-260 giden biri değilim arkasını görmediğim daha önce çıkmadığım yolda gaza basmam yani biraz canım tatlıdır pek tehlikeye sokmam kendimi.. Çelik fren hortumunun ne işe yaradığını bir sor bakalım a veya b diyenlere. Deli saçması cevaplardan önce doğrusunu anlatayım da sen bil, sorduğunda alacağın cevaptan adamları tartarsın. Herhangi bir araçta fren hortumu eğer senin motorda olan malzemedense frene basıldığında hidrolik sıvısının artan basıncı fren kaliperinin içindeki pistonları itmenin yanısıra lastik hortumun duvarında dışa doğru da genleşmesine ve uygulanan fren kuvvetinde kayba neden olur. Yani lastik fren hortumunun duvarları lastik olduğu için şişerek frende güç kaybı yaşatır. Örgü çelik kaplı fren hortumlarının duvarları çelik olduğu için esnemez-şişmez böylece frenlemede kayıp olmaz. Şimdi hacım, performans sürüşü yapmıyorsan, piste çıkmayacaksan gazlamayacaksın demektir.

Gazlamayacaksan eğer çelik fren hortumuna da ihtiyacın yok demektir. Zaten güzel yurdumuzda motoruna çelik fren hortumu taktıran sürücülerin %99'unun fren yapmaktan aciz olduğunu, ön freni kullanmayı bilmediğini de göz önüne alırsan, bu işin ne kadar mastürbatif olduğu daha aşikâr olur. Hah dersen ki senin 98 model motorunda niye var eh usta? Ehe e stopi yapıyoruz, pistte gazlıyoruz, be gardaşcım.

“tabi geçtiğimiz temmuz 50yle giderken bi araba önümü kapatınca duramayıp düşmüştüm 600fle orası da ayrı :))” 

Şimdi böyle fasıllar varsa artık başkalarını suçlamayı bırakıp asıl yatırımı kendine yapmanda büyük fayda var. Motoru yılbaşı ağacı gibi süslemek yerine daha iyi, daha keyifli, daha akıcı ve güvenli sürmek için bir okula falan başvursan fena mı olur?

Harley-Davidson 883 Sportster

4 Şubat 2012 Cumartesi

MEGAUPLOAD'UN VERDİ BELİNE SOPAYI...

25 Ocak 2012 Çarşamba

İnternet sansürü yavaş yavaş gerçek suratını göstermeye başladı. Malum SOPA diye bir yasa tasarısı henüz yasalaşmadan Megaupload kapatılıp, sahibi ve çalışanları hapsedildi. Filesonic, Fileshare paylaşıma kapandı. Torrent'çiler çil yavrusu gibi dağılıyor. Anlaşılan kaldırılan kölelik peyderpey geri geliyor. Yeni Dünya'nın müzik yapım şirketlerinin avukatları paylaşım sitelerini bastırtmak ve kapattırtmak için savcılıklarda kuyruk olmuş. Cadı avı başlamış yine. Diğer yandan, yasanın ne kapsadığını tam olarak bilen-bilmeyen bir takım yaşlı zengin Amerikalı amcalar da oyluyor. Aslında, belki de dünyayı tamamen ele geçirmek ve tam kontrol peşindeki Bilderberg grubunun işidir. Kuklacılardan, piramidin en tepesindekilerden başka kim bilebilir ki? Tuhaf olan, daha önce yaşadığımız birçok hadise de olduğu gibi (terör saldırıları karşısında aşırı tepkiler veren Batılı toplumların aynı Türkiye gibi davranmaya başlaması, ekonomik sıkıntılarla senelerce boğuştuktan sonra, aynısını Avrupalı'nın şimdi yaşaması ve ne kadar benzer tepkiler verdiklerinde şaşırmamız, zamanında bize önerdiklerini kendilerinin şimdi yapamamaları, vs) SOPA'nın güzelliklerinin benzerlerini daha önce ülkemizde denemiş olmaları. Bence, ülkemizde bu işler, laboratuar ortamında denenip, akabinde uygulamaya konuyor (ecnebi tabirle “implementation”). Ülkemizde Yutup, Metakahve gibi siteleri şu veya bu sebepten yıllarca kapattılar. Ne oldu? Hiçbir şey. Farklı yollar icad edildi. Bu sırada toplumun tepkisi ölçüldü. Fakat, bu sefer iş farklı. Malı, membağında boğdukları için, biz, ne DNS ayarıyla, ne vindozun herhangi başka bir yerini bırkalayarak bu sitelere ulaşamayacğız. Belki, hemen yarın Feysbuk'a ve Yutub'a sıra gelmeyebilir. Fakat, hepimizi aynı 3-5 mecraya toplayıp kontrol ve komuta etmeleri çok daha kolaylaşacak (C4i: Modern silahlı kuvvetlerin özelliklerini özetler: komuta – kontrol – haberleşme – bilgisayar – istihbarat). Artı bu kadar kısıtlı alanlar dışına çıkamayınca bizleri istenilen şekilde manipüle etmeleri daha da kolaylaşacak. Genelde siyasal bilimler okumuş/okuyan arkadaşlar bu tür görüşlere çok karşı çıkarlar. Onlar, yeni Roma'nın entellektüellerinin liberalist kolpalarını benimser, inanırlar. Ancak, Roma'lılar, realist düşünür, liberal konuşurlar. “Ortadoğu'ya özgürlük ve demokrasi getirmek” diye konuşup yağı emerler. Kendi devletlerini daha fazla bankerlere borçlu hale getirirler. 1999-2000 yılında en çok oynadığımız oyun Counter-Strike'tı. Teröristlerle mücadele ettiğimiz oyunda en sevilen harita de-dust'dı. Afganistan'da geçen bir haritaydı. 2005'te Afganistan, Kabil'de askerdim ve teröristlerle mücadele ediyorduk. Ve benim gibi binlerce yabancı oradaydık. Şu ara en popüler oyunlardan biri Fall-out (İngilizce “nükleer serpinti”), diğeri Call of Duty Modern Warfare. Sonumuzu hayırlı olur umarım. Evet Maya'lar, 2012 demişti. Ve fakat 2012'de ne olup olmayacağını söylememişlerdi. Son 10 senede yalan haberle, dümen medyayla, entrikayla, düzenbazlıkla gözümüzün önünde, ne işgaller yaptık, ne petroller emildi, ne ülkeler daha da borçlandırıldı, ne çok insan öldürdük. Çoğuna “kolateral” (hedefin yanında hedef olmamasına rağmen zarar gören) dedik. Kimse bir şey demedi. Diyeni de duyan olmadı, ya da iplemedi. Eh şimdi yavaş yavaş salam dilimleri misali kesile kesile şahsi özgürlükler gidiyor. Eh internetin altın çağı da güneş gibi batıyor. Yerini aba altından SOPA gösteren dev şirketler alıyor. Frank Zappa'nın dediği gibi: "The illusion of freedom will continue as long as it’s profitable to continue the illusion. At the point where the illusion becomes too expensive to maintain, they will just take down the scenery, they will pull back the curtains, they will move the tables and chairs out of the way and you will see the brick wall at the back of the theater." (Özgürlük ilüzyonu, ilüzyon kârlı olduğu sürece devam edecek. Bu ilüzyonu sürdürmek çok pahalıya geldiğinde, tiyatronun arka duvarındaki tuğlaları görebilmemiz için, fondaki dekoru indirecekler, perdeleri açacaklar, masaları ve sandalyeleri çekecekler.) Pekiyi, biz ne yapıyoruz panpa? Ne yapalım “ibretlik paylaşım” diyoruz. Son dakika notu: ACTA diye de bir yasa daha varmış. Onu da devreye alacaklarmış. Internetten foto kopyalayanı bile içeri alabilmek mümkün olacakmış. Güvercin yetiştirmeye doğru gidiyoruz sanırsam. Selamlar, Barkın

Boya Atmak

5 Ocak 2012 Perşembe